|
İşte bahar geldi!... Güneş, güzel
yüzüyle gülümsüyor dışarıda. Ağaçlar
çiçek açıyor, çimenler yeşeriyor.
Hayat sanki yeniden başlıyor bizim
için. Ama o da ne?... Bu durumdan
memnun olmayanlar var galiba aramızda...
Şurada
sürekli hapşıran, burnunu silen, göz
kapakları şişmiş ve hayattan bezgin
görünen bir adam oturuyor. Bu adam
grip mi olmuş acaba, neden sürekli
burnunu siliyor, neden burnunda ve
genzinde şiddetli hatta kulaklarına
kadar yayılan bir kaşıntı var?...
Soruyoruz, bunu her bahar yaşıyormuş,
o yemyeşil çimenlerin arasında bir
dakika bile oturamıyormuş; "Annemin
mirası bu bana.", diyor; annesinde
de aynı şikayetlerin bulunduğunu öğrendiğimiz
bu adamın her sabah işe giderken başlayan
hapşırık ve burun akıntısı gün boyunca
devam ediyor, bazen bu duruma burun
tıkanıklığı ve başağrısı da ekleniyormuş.
" Pikniğe gitmeyi zaten unuttum.",
diyen genç adam, ancak ilaçlarla kendini
iyi hissettiğini söylüyor, kullandığı
hapların ise bütün gün uykulu bir
halde dolaşmasına sebep olduğunu da
eklemeden edemiyor...
Böyle
bir kişiye nasıl yardımcı olabiliriz?...
Evet, yukarıda tarifini vermeye çalıştığım
özellikler bize bahar allerjisini
düşündürüyor. Tıbbi adıyla "mevsimsel
allerjik rinit" olarak bilinen
bu durum yani saman nezlesi, her yıl
Mart-Eylül ayları arasında tekrarlayan
ve başlıca burun kaşıntısı, hapşırık,
burun akıntısı şikayetleriyle seyreden
allerjik bir hastalıktır. Erişkinlerin
%15' inde rastlanan bu durumun toplumda
görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır.
Allerjik
rinit (allerjik nezle) hakkında biraz
daha bilgi vermek gerekirse; mevsimsel
olarak görülen ve yıl boyunca devam
eden allerjik rinit olarak iki tipi
olduğunu söyleyebiliriz. Mevsimsel
olanda sebep polenler (çimen, yabani
ot, hububat, ağaçların çiçek tozları)
ve bazı küf mantarları olurken, yıl
boyu süren tipinden daha çok ev tozları,
hayvan epitel ve tüyleri, bazı küf
mantarları sorumludur. Allerjik rinitli
kişilerde, burun akıntısı, burun tıkanıklığı,
geniz akıntısı gibi şikayetlere bazen
konjuktivit (göz nezlesi), ekzema
ve astım gibi rahatsızlıklar da eşlik
edebilmektedir.
Peki
neye karşı allerjimiz olduğunu nasıl
öğrenebiliriz?... Bunun iki yöntemi
vardır; birincisi damardan alınan
kanda, şüphelendiğimiz maddeye karşı
üretilmiş antikor düzeylerini tespit
etmek, ikincisi ise daha güvenli ve
pratik bir yöntem olan allerjik deri
testleridir.
Deri
testleri, allerjide rol alan derideki
birtakım hücrelerin, allerjik maddelere
karşı olan duyarlılığını ölçme esasına
dayanır. Allerji testi, tıbbi adıyla
Prick testinin nasıl yapıldığını tarif
etmek gerekirse; her iki kolun dirsekten
itibaren iç yüzüne test maddelerinden
sırayla (10-15 adet) birer damla damlatılır,
daha sonra damlanın altında kalan
deri minik bir iğne ucuyla hafifçe
yukarı kaldırılır. Her madde için
bu işlem tekrarlandıktan sonra, kollar
sabit bir şekilde tutularak onbeş
dakika süreyle beklenir. Bu süre sonunda
allerjiye neden olan maddenin altında
bir kızarıklık ve kabarıklık oluşması
beklenir ve kişinin o maddeye karşı
allerjisi olduğu söylenir. Tüm bunların
da bir Kulak-Burun-Boğaz uzmanının
muayenesinden sonra yapılması daha
uygundur.
Allerjinin
sebebi ortaya konduktan sonra ise
tedavide allerjiye neden olan faktörden
uzak durmak en önemli unsurdur. Tedavide
ayrıca şikayetlerin baskılanmasını
sağlayan ilaçlarla birlikte, büyük
bir hasta grubunda tedavi edici özelliği
olan immünoterapi (aşı tedavisi) de
başarıyla uygulanmaktadır.
"Baharı
beklerken ömrüm kış oldu!" dememek
için kendinizi bilimin getirdiği yeniliklere
bırakın, allerjinizle dost olun ve
sağlığınızla daha da zenginleşin...
249
77 00 'ı arayarak randevu alabilir
ve ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.
|