Dişlerdeki
doğumsal ve sonradan kazanılan şekil
ve renk bozukluklarının giderilmesi
için uygulanan bir tedavi yöntemidir.
Genelde dişerden herhangi bir madde
kaldırılmaz. İşlem tek seansta bitirilir.
Kompozit dolgunun tabaka tabaka dişlerimizin
ön yüzeyine uygulanması esasına dayanır.
Dişler
üzerindeki renk bozukluklarının, çapraşıklıkların,
açıklıkların kapatılması yöntemidir.
Dişlerin ön yüzlerinden aşındırma
yapılır. Alınan ölçüler üzerinde teknisyenin
hazırladığı tırnak şeklindeki porselen
kapakların dişlerin üzerine yapıştırılma
esasına dayanır. Doğal dişleri en
iyi taklit eden yöntemlerdendir. Dişlerden
minimum madde kaldırıldığı doğal diş
dokusunu koruyucu bir yöntem olarak
da adlandırılır.
Dişlerde
doğuştan ve kazanılan renk bozukluklarının
giderilmesi yöntemidir.
Klinik
ve ev tipi olmak üzere ikiye ayrılır.
Klinikte genelde tek seansta beyazlatıcı
jel dişler üzerine uygulanır ve ışıkla
(mavi)aktive edilir.
Ev
tipinde ise hastalarımızdan ölçü alınarak
kişisel kalıplar hazırlanır. Hastalarımıza
verdiğimiz beyazlatıcı jeller hastanın
kendisi tarafından plakların içine
konarak 6-7 akşam 6-8 saat boyunca
uygulanır. Her iki günde bir muhakkak
hekim tarafından kontrol edilir.
Genelde
çürüğün dişin sinirine ulaştığı veya
irreversible hasar yarattığı durumlarda
dişi ağızda tutmak için kullanılır.
Kompozit veya porselen onleyle kaplama
kullanılmaktadır.
Kanal
tedavisi dişimizi ağızda tutabilmek
için çekimden önceki son şansımızdır.
Kanal tedavisinin alternativi maalesef
dişimizi çekmektir. Tedavinin esası
kökler içerisindeki sinirlerin uzaklaştırılıp,
oluşan boşluğun dezenfektan etkili
iyi tıkayıcı özelliği olan bir dolgu
materyeliyle doldurulma şeklindedir.
Kompozit
reçine esaslı dolgu maddelerinin bir
bonding(yapıştırıcı)ile dişlerimize
kimyasal ve mekanik olarak yapıştırılması
esasına dayanır. Amalgam dolgulara
göre bağlantıları daha kuvvetlidir.
Gümüzde kompozit onley ve inleyler
dişhekimleri tarafından çokça tercih
edilmeye başlanmıştır. Dolguların
ağız dışında hazırlanıp dişlerimize
yapıştırılması işlemi pek çok avantajı
diş hekimlerine sunar. Öncelikle aynı
anda 3-4 dişle beraber çalışabiliriz.
Buda süre anlamında hastlarımıza konfor
sunar. Dolgunun dışarıda hazırlanması
ağızda yapıma göre kompozit dolgu
materyelindeki boyutsal değişikleri
minumuma indirir, dolgunun sağlamlığı
artar. Dışarıda dolgu yapılırken bol
miktarda vaktimiz olduğu için estetik
ve çok iyi cilalanmış dolgular yapabiliriz.
Kompozit onleyler içeriğindeki flor
sayesinde dolgu altı çürük oluşma
ihtimalini azaltırlar.
Köprüler
var olan diş eksikliklerimizin doldurulmasında
implantın alternatifidir. Boşluğun
her iki yanındaki dişlerin belirli
prensipler doğrultusunda bütün yüzeylerinden
aşındırma yapılarak yer kazanılır.
Alınan ölçüler üzerinde teknisyen
öncelikle sağlam bir altyapı ve sonrasında
estetik porselen ile köprülere nihai
halini verir.genelde ışıkla sertleşen
bir reçineyle yapıştırılır.
Günümüzde köprü altında kullanılan
metal altyapıların yerini aynı sertlik
te zirkon alt yapılar almıştır. Diş
renginde olan bu alt yapılar metal
altyapılara nazaran daha sağlıklı
ve estetik köprü ve kuronlar yapmamamıza
olanak verir.
Dişlerimizi
herhangi bir sebepten dolayı çektirmek
zorunda kaldığımızda, öyle birşeyler
yaptırmak isterizki kendi dişlerimizin
doğallığını ve konforunu taklit edebilsin.
Dental implantlar dental teknolojideki
bu hayalimizi gerçekleştirebilecek
en son yeniliktir. Dental implantlar
engel sistemik bir rahatsızlık olmadığı
ve sağlam kemik dokusu olduğu takdirde
güvenle kullanılabilir.
İmplant basitçe tarif etmek gerekirse
kemik dokusu içine yerleştirilen titanyum
köklerdir. Bu köklerin yerleşi lokal
anestazi altında ve tek seansta olup
biten bir işlemdir. İmplantın sonraki
üst yapım aşamalarında herhangi bir
anesteziye gerek kalmadan sadece laboratuvar
yapım aşamaları ile üst yapı bitirilir.
İmplant ile tek bir kuron, 3-4 üye
köprüler, implant destekli hareketli
protezler yapmak mümkündür.
Tedavi
edilemeyecek durumda olan dişlerimizin
çekilmesinden başka bir seçenek
kalmadığında eksik olan dişlerimizi
hangi yöntemlerle tamamlayabiliriz?
Bu soru son yıllarda hem diş hekimlerinin
kendi vakalarında hem de hastalarımızın
protez yaptırmak durumunda olduklarında
cevaplamak zorunda kaldıkları bir
sorudur.
20 - 30 yıl öncesine bakarsak diş
hekimliğinde çok hızlı bir gelişmeden
sözedebiliriz. Artık günümüz diş
hekimliğinde doğal dişler mümkün
olduğunca ağızda tutulmaya çalışılıyor,
başarılamazsa implantlar ile memnuniyet
verici sonuçlar alınıyor. Birçok
dişsiz hastamızın arzuladığı sabit
protezleri doğal dişler olmaksızın
da implantlar sayesinde yapabiliyoruz.
Eksik dişler köprü protezi ile tamamlanmak
istendiğinde boşluğun hem önünde
hem de arkasında doğal dişlerin
bulunması gerekmektedir. Bu durumda
eksik dişimizi ya da dişlerimizi
tamamlamak için en az iki doğal
dişimiz köprü ayağı olarak kullanılmak
üzere kesilmek zorundadır. Dişlerin
kesilmesi doğal diş yapısının bozulması
ve zarar görmesi anlamına gelir.
Eğer eksik dişin olduğu boşluğun
arkasında doğal dişimiz yoksa köprü
ayağı olarak kullanacağımız bir
dayanak olmadığından sabit bir köprü
protezi yapma şansımız da kalmamaktadır.
Bu durumda hastamız mecburen çok
konforlu ve estetik olmayan takılıp
çıkarılan hareketli protez kullanmak
zorunda kalmaktadır.
Diş
eksiği
Haraketli
protez
Köprü
İmplant
İmplantların
rutin tedavi seçenekleri arasına
girmesiyle köprü protezlerinin yukarıda
bahsettiğimiz dezavantajları ve
hareketli protez kullanma zorunluluğu
ortadan kalkmaktadır. Son yıllara
kadar implantlar rutin tedavi alternatifleri
arasında olmadığından hastalarımız
bu konuda yeterli bilgiye sahip
değiller ve bu nedenle bazı sorularla
bizlere gelmekteler. En çok merak
edilen konular şunlardır:
İmplant nedir ? Saf titanyumdan yapılmış, kemikle
yeterli bağlantıyı sağlayabilmesi
için yüzeyi çeşitli yöntemlerle
pürüzlendirilmiş bir vidadır.
İmplant ne işe yarar ?
Suni bir kök görevi görür.
Vücudun implantı reddetme ya
da alerjik bir reaksiyon gösterme
ihtimali var mı ?
Hayır yok. Titanyum doku dostu saf
bir metaldir , alerjik reaksiyona
yol açmaz.
İmplantın başarı oranı nedir
?
Çeşitli araştırmacıların verilerine
göre 10 yıllık gözlem periyodu sonunda
implantın başarı oranı % 95 ' in
üzerindedir.
İmplantın başarısı nelere bağlıdır
?
İmplantın başarısı; hastanın sistemik
durumu , implantın yerleştirileceği
bölgedeki anatomik oluşumlar , hastanın
ağız hijyeni , ve implantın uygulanması
sırsındaki cerrahi prosedürlerle
yakından ilgilidir.
İmplantın kesin olarak yapılamayacağı
durumlar nelerdir ?
Majör psikolojik bozukluklar
Risk
altında olan kalp hastaları
Kontrol
edilemeyen sistemik hastalıklar
Alkol
veya ilaç bağımlılığı
Büyüme
çağındaki genç hastalar
İmplantın
yerleştirilmesi sırasında ağrı duyar
mıyım ?
İmplantın yerleştirilmesi lokal
anestezi ile yapılmaktadır ve hastamız
hiçbir ağrı ve acı hissetmemektedir.
Operasyon sonrasında da hastamızın
herhangi rahatsızlığı olmamakta
günlük yaşamını normal bir şekilde
sürdürmektedir.
Örnek
1:
Örnek
2:
249
77 00 'ı arayarak randevu alabilir
ve ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.