Ülkemizde Adolesan Sağlığı ile ilgili
ilk çalışmalar Prof. Dr. İhsan Doğramacı'nın
Hacettepe Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Anabilim Dalı içinde Adolesan Ünitesini
açması için Prof. Dr. Mithat Çoruh'u
görevlendirmesi ile başlamıştır.
Amerika'da Adolesan Sağlığı konusunda
eğitimini tamamlayan Prof. Dr. Mithat
Çoruh 1964 yılında ülkemizde ilk
Adolesan Ünitesini açmıştır.
Ergenliğin
tedavisi yoktur. İyileşmesi ise
ancak zamanla ve olgunlaşma ile
olur. (Winnicot)
Ergenlik
bir sıkıntı dönemi değil,normal
bir krizdir. (Erikson)
Bugünün
gençleri lüks ve gösteriş düşkünü,
saygısız, başkaldıran, geveze
ve obur yaratıklardır. (Sokrates-MÖ.
400)
Ergenlik
Latince'gelişen' anlamını taşımaktadır.
Bu dönemde fiziksel,cinsel,sosyal
ve ruhsal gelişim gerçekleşmektedir.
Ergenlik genellikle hızlı fiziksel
değişimlerle başlar ve psikososyal
olgunlaşma ile sürer. Kişi bağımsızlığını
ve sosyal üretkenliğini bu dönemde
kazanır. Belirli olmayan bir zamanda
de ergenlik sona erer. Başlama yaşı
gibi bitiş yaşı da bireye, ülkeye,
sosyal çevreye göre değişim gösterir.
Adolesan dönem zor geçen bir dönem
olup, bir çok adolesan bu güçlüklerle
baş edebilir. Ancak adolesanların
bir kısmı bu dönemin zorlukları
ile baş edememektedirler. Bu nedenle
adolesanın psikososyal gelişiminin
bilinmesi ve değerlendirilmesi karşılaştığı
sorunların tanımlanması ve çözüm
önerisi oluşturulması açısından
önemlidir. Her adolesan için aynı
şekilde bir adolesan psikososyal
gelişimi tanımlamak mümkün değildir.
Adolesanlar homojen bir grup olmayıp,
biyolojik ve duygusal olarak çok
farklılıklar göstermektedirler.
Adolesan dönem üçe ayrılmaktadır.
Erken adolesan dönem (10-13 yaş)
Orta
adolesan dönem (14-16 yaş)
Geç
adolesan dönem (17-19 yaş)
ERKEN
ADÖLESAN DÖNEM 10-13 YAŞ
Erken adolesan dönemde pubertenin
başlaması ile oluşan fiziksel değişimler
ve bu değişimlerle birlikte psikososyal
değişimler gözlenmektedir. Adolesan
bu dönemde temel olarak fiziksel
değişimleri özümsemeye ve bağımsızlık
için mücadele etmeye çalışır. Puberte
ile birlikte, kızlarda erkeklere
göre psikososyal ve duygusal değişimler
bir iki yıl önce ortaya çıkar. Yaşanan
değişimler şöyle sıralanabilir.
BAĞIMSIZLIK
BAĞIMLILIK MÜCADELESİ - Erken adolesan dönem,
aileye olan bağımlılığın bağımsızlık
davranışı şeklinde değiştirilmesi
çabalarının başlangıcıdır. - Ailenin aktiviteleri
ile daha az ilgilenir ve ailenin
eleştiri ya da tavsiyelerine uymada
isteksizlik gösterir. - Başka bir desteğe sahip
olmadan aileden ayrılma ortamı
oluşturmaya çalışır ve bu da aile
içinde bazı sorunlara yol açabilir. - Duygusal dalgalanmalar
yaşar. - Kendini ifade etme yeteneğinde
artış olur. - Aile dışında yeni insanlar
arar.
BEDEN
İMAJI ALGISI
Hızlı büyüme ile vücudunda olan
değişimleri kafasına takar ve
normal olup olmadığını sorgular. - Kendisini sorgular. -
Dış görünüşü ve çekiciliği konusunda
emin olmaz. - Sıklıkla kendi bedenini
başkaları ile karşılaştırır. - Cinsel anatomi ve fizyoloji
ile ilgilenir. Menstrüasyon ya
da ejakulasyon, mastürbasyon,
meme ya da penis büyüklüğü hakkında
endişe eder.
AKRAN
GRUP İLİŞKİSİ
Aileden uzaklaştıkça arkadaşların
yanında kendini daha iyi hissetmeye
başlar. - Yalnızca aynı cinsiyetten
arkadaş edinir. - Arkadaşlarına karşı çok
fazla duygusal ve hassastır. Aynı
zamanda homoseksüel olma korkusu
yaşar ve ilişkileri konusunda
kaygı duyar. - Bazen karşı cinsiyetten
arkadaşlıklar da kurabilir.
KİŞİLİK
GELİŞİMİ
Fiziksel büyümenin hızlı olması
ile kognifif özelliklerde de gelişme
gözlenir. Bu dönemde, adolesan
gelecek için hazırlanmakta ve
başarılı olması beklenmektedir. - Soyutluk kavramını anlar. - Sıklıkla hayal kurar.
(yalnız başına hayal kurulması
sağlıklı olmamakla beraber; hayal
kurmanın ifade etme, problemleri
çözme, yaşamın farklı yönlerini
yaratma gibi yararlar sağladığı
bilinmektedir) - Gerçekçi olmayan ideallere
sahiptir. - Otoriteyi sorgular. Ailesi
ya da öğretmeninin dayanma derecesini
test eder. - Daha fazla özel bir yaşama
sahip olmak ister. Bu dönemde
günlük tutma çoğunlukla çok önemlidir. - Cinsel istekleri ortaya
çıkar. Açık saçık konuşur ve şakalar
yapar. - Kendi değer yargılarını
geliştirir. - Kendi isteklerini kontrol
edemez. (Bu da risk alma davranışlarına
yol açabilir) - Bulunduğu durumu abartır.
Kendini çok yalnız hissedebilir
ve problemlerinin çok büyük olduğunu
düşünür.
ORTA
ADOLESAN DÖNEM 14-16 YAŞ
Orta adolesan dönemde daha yoğun
duygular vardır. Büyük bir amaç
belirlenir ve akranların etkisi
önemlidir. Aileler ile olan çatışmalar
daha fazladır ve arkadaşları çok
daha önemlidir. Bir çok pubertal
değişim sonuçlanmıştır, değişimlerini
daha az sorgulamaktadır. Bedenini
kabul etmiştir ve rahatlar. Bedenine
daha fazla vakit ayırır ve çekici
görünmek için çok fazla çaba sarfeder.Akranların
etkisi çok kuvvetlidir.
Kendi
kültürel yapısı içinde yoğun bağlanmalar
yaşar.
Arkadaşların
değerleri, giysileri ile uyum
içinde olmaya çalışır. Arkadaşları
ile ortak şifreler oluşturur ve
aileden uzaklaşma olur.
Duygusal
beraberlikleri artar. Flörtü olur
ve cinsel deneyim yaşayabilir.
Klüp,
takım, çete gibi farklı gruplara
girer.
Soyut
kavramlarda gelişme olur, yeni
bir kişilik geliştirir.
Kendi
amaç ve duygularında açıklık gelişir,
başkalarının duygularını değerlendirme
becerisi gelişir.
Entellektüel
kapasitede artma olur ve yaratıcılık
başlar.
Daha
az idealistik beklentiler olur.
Riskli
davranışları yapmaya eğilimi verdır.
Ölümsüz olduğuna inanır ve ispatlamaya
çalışır
GEÇ
ADÖLESAN DÖNEM 17-19 YAŞ
Geç adolesan dönem kişiliğin mücadele
edinilen ve ayrılık dönemidir. Eğer
erken ve orta adolesanda destekleyici
bir aile ve arkadaş grubunda bulunduysa
bu dönemi de başarı ile geçirecek
ve erişkin dönem için sorumluluklarını
üstelenebilecektir. Bu dönemde sakinleşme
ve tekrar aileye bağlanma vardır.
Aile ile olan ilişkiler değişmiş,
ailenin önemi ve değeri daha fazla
anlaşılmıştır. Ailenin önerileri
tekrar kabul edilmeye başlar. Ancak
bu dönemde bazı adolesanlar erişkin
sorumluluklarını üstlenemezler;
aile ya da arkadaşlara bağımlı kalmak
isteyebilirler.
Kendine
yetmeyi erteler.
Kelimeleri
daha iyi kullanır ve kendini daha
iyi ifade eder.
Daha
tutarlı ilgilere sahiptir.
Tek
başına karar verebilir.
Büyüme
ve gelişme tamamlanmıştır. Anormallik
olmadığı sürece beden imajı algısında
sorun olmamaktadır. Akranlarla
ilişkiler daha az önemlidir, kendi
değer ve düşünceleri vardır. Arkadaş
olduğu bir kişi ile daha uzun
zaman geçirir. Tek kişi ile yaşanan
bu ilişkide daha fazla paylaşım,
deneyim kazanma ve ifade edebilme
yer alır. Genellikle duygusal
bir beraberlik akranlarla olan
iletişime tercih edilir.
Gerçekçi
düşünce gelişir.
Sınır
koyabilirve uzlaşma becerilerini
geliştirir.
Amaçlarına
ulaşmıştır ve ekonomik olarak
bağımsızlık sürecine başlar.
Dini,
manevi ve cinsel değerlerini tekrar
süzgeçten geçirir.
ADOLESAN
DÖNEMDE SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR
BOY
KISALIKLARI
Adolesan
ünitesinde her genç boy ve kilo
ölçümleri ile değerlendirilmelidir.
Takvim yaşının yanında, boy yaşı
ve kemik yaşının belirlenip; Tanner
sınıflandırılmasının tespiti ve
büyüme hızı ile beraber değerlendirilmesi
gerekmektedir.
KİLO
FAZLALIĞI
Obesite son yıllarda gençlerde
%10 nun üzerinde görülmeye başlamıştır.
Yeme alışkanlıklarının değişimi
ve adolesan dönemde hızlı kilo
alma yaklaşık 2-3 yılda erişkin
kilosunun %50 sini kazanmayı sağlar.
Cinsiyete göre vücut şeklinin
değişimi kızlarda erkeklere göre
bir buçuk kat yağlanma fazlalığı,
erkeklerde ise kızlara göre iki
kat adele dokusunun artışı bu
konu üzerinde durmayı gerektirmektedir.
Kilo fazlalığını vücut kitle indeksinin
yanında, ideal vücut ağırlık oranı
ile belirlenmesi önemlidir. Gençlerin
diyetle, egzersizle ve psikolojik
olarak desteklenmesi tedavide
yapılması gereken basamaklardır.
YEME
BOZUKLUKLARI
Anoreksiya Nervosa ve Bulimya
Nervosa sıklığı her geçen gün
artmaktadır. Yeme bozuklukları
adolesan döneme ait bozukluklardır
ve gençlerdeki kilo oynamaları,
halsizlik, adet düzensizlikleri
ve çeşitli psikolojik yakınma
beraberliğinde düşünülmelidir.Oburluk,
akşam yeme sendromu ve nonspesifik
yeme bozuklukları düşünülmesi
gereken diğer durumlardır.
AKNE
Gençlerin görüntüsü kendileri
açısından bu dönemde en önemli
konudur. Akne sağlık kuruluşlarına
başvuruda en sık karşılaşılan
şikayetlerden birisidir. Açık
ve kapalı komedon safhasından
sonra ortaya çıkan papüler ve
püstüler dönem ve nodülokistik
evrede artık tedavi sonrası iz
kalma olasılığı çok yüksektir.
KILLANMA
FAZLALIKLARI
Kız adolesanlarda kıllanma fazlalıklarının
sebebi mutlaka ortaya çıkarılmalıdır.
Sadece genetik ve çevresel faktörler
buna neden olabildiği gibi over
ve adrenal nedenli problemlerde
hormon fazlalığı nedeni ile buna
neden olabilmektedir. Gençlerin
kıllanma fazlalık oranları sınıflandırılmalı
ve gerektiğinde Endokrinoloji
bölümüne hastalar danışılmalıdır.
Kıllanma fazlalıklarının psikolojik
problemlere yol açabileceği düşünülerek
gençlere bu konu hakkında her
türlü bilgi verilmeli ve tedavileri
dermatoloji kliniklerinin yardımı
alınarak yapılmalıdır.
MEME
PROBLEMLERİ
Kızlarda en sık karşılaşılan meme
problemleri fibroadenomlar ile
fibrokistlerdir. Gençlere mutlaka
meme muayene yöntemi öğretilmelidir.
Adolesan dönem meme kanserinin
rastlanılması için uzak bir dönemdir.
Adolesan dönemde kızlerı en fazla
meşgul eden problemler meme asimetrisi,
meme küçüklüğü, meme büyüklüğü,
meme başının ve dokusunun fazlalığı
veya yokluğu, memede ağrı, memede
kitle ve meme başı akıntılarıdır.
Erkek adolesanlarde ise en sık
karşılaşılan meme problemi meme
dokusunun büyüklüğü olan jinekomastidir.
Üreme hormonlarının etkisi ile
geçici olan meme büyüklüğü %10
kadar gençte erişkin hayatta da
devam edecek şekilde kalıcı olabilmektedir.
Jinekomastinin kullanılan ilaç
veya geçirilen hastalıklara bağlı
olarak gelişip gelişmediği değerlendirilmelidir.
KIZLARDA
JİNEKOLOJİK SORUNLAR
Kızlarda en sık karşılaşılan jinekolojik
problemler menstrual problemlerdir.
Adet olamama, adet kanamasının
uzun sürmesi, ağrılı adet, adet
öncesinde ruhsal ve bedensel olarak
kendini iyi hissetmemek, vajinal
akıntı ve adet düsensizlikleri,
kilo alma, akne, kıllanma fazlalığı
ile ortaya çıkan polikistik over
sendromu bunlar arasındadır. Yirmili
yaşlardan önce olan evlilikler
ve gebelikler yakından izlenmelidir.
Güvensiz cinsel ilişki sonrası
gelişen pelvik inflamatuar hastalıklar
ve komplikasyonları karın ağrısı
nedeni ile gelenlerde düşünülmelidir.
ERKEKLERDE
SKROTAL SORUNLAR
Erkek adolesanlarda en sık karşılaşılan
skrotal problem varikoseldir.
Bu dönemde mutlaka testis muayenesi
yapılmalıdır. Gençlerin kendi
testislerini muayene etmeleri
öğretilmelidir Erkek adolesanlarda
varikosel yanında, hidrosel, spermatosel,
çıkan testis, inmemiş testis,
testis torsiyonu, ve testis tümörleri
atlanmaması gereken konulardır.
Erkek adolesanlar testis tümörleri
konusunda 15-35 yaşlarında en
sık karşılaşıldığı için duyarlı
olmalıdırlar. Eğer gençlerin testislerinde
ağrı, şişlik, kızarıklık varsa
bu konuyu geciktirmeden müracaat
etmelidirler.
ERKEKLERDE
PENİS PROBLEMLERİ
Erkek adolesanlarda en önemli
konulardan biri ufak penis "mikropenis"
dir. Şişman erkek adolesanlarda
mons pubisin fazla yağlı olmasından
dolayı gömük penis ile karşılaşılabilmektir.
Ereksiyon ve ejakülasyon problemleri
de görülebilmektedir. Masturbasyon
sıklığı ve güvensiz cinsel ilişki
ile erkekliğin kanıtlanması zorunluluğunu
hissetmeleri diğer yaşadıkları
sorunlardandır.
CİNSELLİĞİ
YAŞAMA STRESİ
Gençlerin kendilerini homoseksüel
olarak hissetmeleri ve cinsel
konularda karşılaştıkları problemlere
karşı baş edebilme kabiliyetlerini
arttırabilmek için danışmanlık
verilmelidir. Belirlenmiş cinsel
kimliğin, cinsellik ve cinsel
obje olarak toplumda algılandığını
hissetmeleri ve bunları yaşama
geçirme konusunda bilgilendirme
yapılmalıdır.
İDRAR
KAÇIRMA
Adolesan yaş dönemlerine kadar
uzayan akşamları idrarını tutamayan
vakalara mesane egzersizleri,
gerekli değerlendirme ile tedavi
protokolleri uygulanmalıdır.
249
77 00 'ı arayarak randevu alabilir
ve ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.