|
Hipertansiyonluların
düzensiz kalp atımları olduğunu hissettiklerinde
doktorlarına baş vurmalarının gerekli
olduğunu bilmeleri, sağlık açısından
son derece önemli bir bilgidir.
Hipertansiyona bağlı ölümlerin başlıca
nedenleri; koroner kalp hastalığı,
inmeler ve ventriküler aritmilerdir.
Kalp sürekli olarak yüksek kan basıncına
karşı çalışmak zorunda kalınca, bir
taraftan kas kalınlığı artmakta, diğer
taraftan da bu artan kalp kütlesini
beslemek için gerekli olan damarlanmayı
sağlayamamaktadır. Bu durum iflas
eden kurnaz çiftçi öyküsüne benzemektedir.
Giderleri arttıkça sulama kanalını
dikkate almadan tarlasını genişleten
çiftçinin, bir dönümlük suyla 4-5
dönüm tarlayı sulayınca karşılaştığı
verimsizlik gibi bir durum ortaya
çıkmaktadır. Kalbin adele kalınlığı
arttıkça kasılma gücü artmamaktadır.
Kalp kasılma gücünü arttırmak bir
yana, kas kalınlığı arttıkça daha
zor çalışmaya başlamaktadır. Bu arada
kalbi besleyen koroner damarlar da
hastalanırsa, sorun çok daha tehlikeli
boyutlar alabilmektedir. Ventriküler
aritmi adı verilen düzensiz kalp atımları
ortaya çıkmaktadır. Ayrıca kalınlaşan
ve sıkıntıya giren kalp kasının arasına
bazı maddeler birikmeye başlamakta,
esnekliği ve elektriksel iletkenliği
az olan nedbe (kollagen birikimi ve
fibrozis) dokusunda artış başlamaktadır.
Kalp boşluklarının boyutları değişmeye
başlamakta ve aritmi tehlikesi iyice
artmaktadır.
Sol kulakçıkta genişlemenin başlaması
ile supraventriküler erken atım ve
atriyal fibrilasyon adı verilen kalp
atım düzensizliklerinin oluşma olasılığı
artar. Bunlardan atriyal fibrilasyonun
gelişimi kalp yetmezliğinin belirginleşmesine
ve kalp içinde pıhtıların oluşarak
diğer organlara fırlatılmasına yol
açabilir. Zamanında tedavi edilmezse
felçler oluşabilir. Atriyal fibrilasyonu
olanların yarısına yakınında esas
nedenin hipertansiyon olduğu bildirilmektedir.
Daha ölümcül olan ventriküler aritmilerde
ise risk artışın gösteren en önemli
gösterge sol karıncık kalınlığının
artmasıdır. Sol karıncıkta kalp adele
kalınlığı 90gram/metrekare'nın altında
olanlara göre, 140 gram/metrekare
üzerindekilerde 4 ile 8 kat arasında
tehlike artışı bildirilmektedir. Bu
ölçüm EKO (ekokardiyografi) ile yapılmaktadır.
Hipertansiyonlularda aritmi gelişiminin
önlenmesindeki en etkin yol, hipertansiyonun
iyi tedavi edilmesidir. Bunun sağlanması
için sadece kan basıncı kontrollerinin
yapılması yeterli olmayabilmektedir.
Belli aralar ile ekokardiyografik
incelemelerin yapılması, tedavideki
yetersizliklerin zamanında anlaşılmasını
ve gerekenlerin zamanında yapılmasını
sağlar. Bu yolla tehlikenin azaltılması
sağlanabilir.
Aritmisi olan hastaların tedavisinde
de ilaç seçimi ve uygulanacak tedavi
metodunun belirlenmesi için ekokardiyografik
inceleme son derece yararlıdır. Uygun
ve sürekli bir tedavi ile kalpteki
yapısal ve elektriksel sorunlar önlenip,
iyileştirilebilir.
249
77 00 'ı arayarak randevu alabilir
ve ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.
|