RENTIP İHSANİYE TIP MERKEZİ, BURSA


       İHSANİYE TIP MERKEZİ
  RENTIP İHSANİYE TIP MERKEZİ, BURSA
 
RENTIP İHSANİYE TIP MERKEZİ, BURSA RENTIP İHSANİYE TIP MERKEZİ, BURSA
 
 
Ana Sayfa Hastalıklar HİPERTANSİYON VE TUZ
 
     
 
 
HİPERTANSİYON VE TUZ
   
   
 



Sağlık harcamalarımız giderek artıyor. Bunun nedenlerinin başında da piyasaya sunulan gıdaların içerdiği birkaç gram fazla tuz gibi etkenler geliyor.

2007 yılında yayınlanan ve Chicago'da yapılan bir sağlık araştırmasında, günde 1300 miligram kadar daha az tuz tüketilmesi halinde, 55 yaşından gençlerde kan basıncında 5 mmHg düşüş sağlanabileceği saptandı. Bunun yararları incelendiğinde karşımıza şu sayılar çıktı:

Amerika'daki bu araştırmadan elde edilen verilere göre günlük sodyum alımındaki 1300 miligram (bir buçuk gramdan daha az) azalma; hipertansiyon gelişiminde yıllık yüzde 20 azalma, koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerde yıllık yüzde 9 azalma, felçlerde yıllık yüzde 14 azalma, tüm nedenlere bağlı ölümlerde de yıllık yüzde 7 azalma sağlayabilecektir.

Bu sonuçlardan çok daha çarpıcısı Finlandiya'dan bildirildi. Finliler 1972 yılından itibaren toplumun tükettiği tuzlardaki sodyum/potasyum oranın sodyumu azaltacak şekilde değiştirdiler. Bunun sonunda Fin toplumunun ortalama diyastolik (küçük kan basıncı) değeri 10 mmHg azaldı. Bu kadarcık bir diyastolik kan basıncı azalması bile, Finlandiya'daki 60 yaşın altındaki erkek ve kadınlarda görülen felçlerin ve kalp krizlerinin yaklaşık yüzde 60 azalmasına yol açtı.

Ne kadar tuz tüketiliyor? Neden tüketiliyor?
Günlük tuz tüketiminin artışından en çok sorumlu tutulan etken, sofralara tuzluk konması ile birlikte hazır veya işlenmiş gıdaların tüketiminin artmasıdır.

Ortalama bir Amerikalı günde tükettiği her 2000 kalori (kcal) lik yemek için ortalama 4000 mg sodyum tüketmekteymiş. Ülkemizdeki bireysel tuz tüketiminin ne kadar olduğunu bilmiyorum. Bir sanayi şehri olan Bursa veya İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerimizdeki bireylerin, günlük tuz tüketiminin Amerika Birleşik Devletleri'ndekine benzeme yolunda olduğunu sanıyorum. Korkuyorum.

Amerika Birleşik Devletleri ve endüstrileşmiş batı ülkelerinde tüketilen tuzun veya sodyumun yüzde 80'i işlenmiş gıdalardan alınıyor. Üstelik son 30 yıl içinde bu yolla alınan günlük tuz miktarında yüzde 55 artış olduğu bildiriliyor. Bizde de giderek yemekhanede beslenme ve işlenmiş gıda tüketiminin arttığını görüyoruz.

Ne yapılmalı? Ne yapmalıyız?
Hipertansiyon gelişiminin engellenmesi veya en azından daha ileri yaşlara doğru ertelenmesi için, günlük alınan tuz miktarının 6 gramın veya sodyum olarak 2400 miligramın altına indirilmesi amaçlanmalıdır. Bunun için tuzluğun sofradan kaldırılması, hazır gıdalardan kaçınılması, doğrudan doğal tahıl ve sebzeler kullanılarak yemeklerin hazırlanması gibi önlemler alınmalıdır. Doğal gıdalar, sebze ve meyvelerin beslenmede ağırlık kazanması sodyum alımının azaltılmasının yanı sıra, potasyum alımının da arttırılmasına neden olur. Böylece Finlandiya'da kazanılan başarıyı bizde sağlayabiliriz.

Burada hepimize, fakat özellikle gıda sanayi ve işlenmiş gıda üreticilerine ve müşterilerine bir mesaj vermek istiyorum. Piyasanın daha az sodyum ve daha fazla potasyum içeren gıdalara ihtiyacı var. İlgililerin de bu yönde çalışmalar içinde olmasını diliyorum.

249 77 00 'ı arayarak randevu alabilir
ve ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.