|
Karotis
atar damarları boynun her iki yanında
yer alır ve başınız ile beyninizin
temiz kan ihtiyacını sağlar. Biz bu
damarlara şah damarları adını da vermakteyiz.
Kolesterol adı verilen mum tipi bir
yağdan zengin, içinde bazı hücre ve
nedbe dokularının da yer aldığı birikintilerin,
bu atar damarın duvarında oluşmasına
karotis hastalığı denir. Bu birikintiler
(plaklar), zaman içinde büyür ve damarların
görevlerini yapamaz hale gelmesine
yol açar. Hastalık ilerleyince, baş
ve beynin kan dolaşımında bozulmalar
oluşmaya başlar, kaza ve felç tehlikeleri
ortaya çıkar. Hastalığı oluşturan
başlıca etkenler; yaşlanma, sigara,
kolesterol, yüksek tansiyon ve şeker
bozuklukları, kalıtım, hareketsizlik,
psikolojik gerilim ve hastalıklar
ile şişmanlıktır.
Hastalığın belirtileri, başlangıçta
yok veya çok silik olabilir. En sık
rastlanan yakınmalar;
- Özellikle
tek taraflı görülen, bacak, yüz
ve kolda olan his bozuklukları,
güçsüzlük ve halsizlik atakları
- Konuşma
veya anlama zorluklarının oluşup,
düzelmesi
- Bir
gözde oluşan ani görme kayıplarıdır.
Bunların
dışında ani felç gelişimi ile de hastalık
ortaya çıkabilir.
Hastalığın tanısında ileri evrelere
kadar belirgin bir muayene bulgusu
olmayabilir. İleri evrelerde boyundaki
atardamarların üzerinde üfürümler
duyulabilir veya nabız alınamayabilir.
Göz içi incelemelerinde kopan kolesterol
parçacıklarına bağlı küçük damar tıkanıklıkları
saptanabilir.
Hastalığın kesin tanısı, ve tedavi
stratesinin belirlenmesi için, karotis
ultrasonografisi, MR anjiyo veya CT
anjiyo veya doğrudan karotis anjiyografi
yapılır.

Tedavide; hafif ve orta ağırlıktaki
olgularda ilaç ve yaşam değişikliği
tedavisi, ağır olgularda bunlara ek
olarak anjiyoplasti ( damarın balonla
genişletilmesi ve yeniden tıkanmaması
için, genişletilen bölümün içine stent
adı verilen, boru şeklinde bir kafes
konması ) veya ameliyat (endarterektomi)
yapılması gerekir. (Bkz. Aşağıda Milliyet
gazetezinden alınan şekil)

Sigaranın
bırakılması, düzenli ve sürekli bir
diyet, düzenli egzersiz, alkol alımının
sınırlandırılması, pıhtı önleyici
ilaçlar, kolesterol düşürücü ilaçlar
ve tansiyon ayarlayıcılar bütün hastalara
önerilirler. Tedavi hedeflerinin korunması
ve yan etkilerin önlenmesi için, hastaların
düzenli olarak doktor kontrollerini
yaptırmaları çok önemlidir.
Bu gün için karotis hastalarında geçerli
olan tedavi hedefleri:
1-Şeker hastalığı açısından
bütün hastaların araştırılması (OGTT+HbA1c)
gereklidir. Şeker hastalarında HbA1c
için %6.5 in altı hedeflenmelidir.
Bu sağlanırken diyet ve psikolojik
sorunlar dahil olmak üzere şekerinizi
bozan ne kadar sorununuz varsa hepsini
iyileştirmeye yönelik bir yaklaşımın
yapılması en emin yoldur.
2-LDL (kötü kolesterol) 70mg/dL'nin
altında tutulmalıdır. Yapılan araştırmaların
sonuçlarına göre LDL 75mg/dL'den yüksekse
damar darlıkları artmakta, 60mg/dL'nin
altında tutulduklarında ise gerileyebilmektedir.
HDL (hayırlı kolesterol) ne kadar
yüksek olursa o kadar iyidir. Fakat
HDL kolesterol ile toplam kolesterol
oranlarına göre yapılan hesaplar,
hasta olmuş insanlar için yeteri kadar
güvenilir değildir. Bu nedenle, ön
planda LDL hedefinin sağlanması son
derece önemli görülmektedir. Burada
kullanılacak ilacın sürekliliğinin
sağlanması şarttır. Aksi halde hastalığı
geriletme şansı ortadan kalkacaktır.
Trigliserid düzeyi de 150mg/dL'nin
altında tutulmaya çalışılmalıdır.
3-Bütün hastaların aspirin
adını verdiğimiz pıhtı oluşumunu engelleyici
ilacı 75-150mg/gün dozlarında kullanması,
felç tehlikesinin azaltılmasında gerekli
görülen bir tedavi önerisidir. Aspirin
kullanamayan hastaların klopidogrel
etken maddeli ilaçları (plavix, diloxol,vb)
kullanması gerekir. Bazı durumlarda
her iki ilacın bir arada kullanılması
tavsiye edilebilmektedir.
4-Kan basıncının ideal sınırlarda
tutulması ve ani yükselmelerin önlenmesi
çok önemlidir. Bu amaçla, özellikle
hipertansiyonu olan hastalara; ACE
inhibitörleri, ARB'ler, kalsiyum kanal
blokerleri ve betabloker gruplarından
çeşitli ilaçlar önerilebilir.
5-Karotis hastalığı olan hastalarda,
birlikte koroner kalp hastalığının
da olma olasılığı çok yüksektir. Bu
hastaların uygun ve gerekli incelemelerinin
ihmal edilmemesi ve rutin takiplerinde
koroner kalp hastalığı yönünden de
izlem altında tutulmaları gerekir.
6-Hastaların göbek çevrelerinin,
erkeklerde 94cm altına, kadınlarda
80cm altına indirilmesi hedeflenerek
fazla kilolarından kurtarılmaları
her yönden yararlı olmaktadır.
7-Günlük tuz alımı 6 gramın
altında tutulmalı, diyetlerinin mümkünse
bir diyetisyen tarafından düzenlenerek
izlenmesi sağlanmalıdır.
249
77 00 'ı arayarak randevu alabilir
ve ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.
|