Sık
rastlanan bir sorundur. Çocuklarda,
travma ve burun yabancı cisimleri
en sık rastlanan sebeplerdendir. İleri
yaş burun kanamaları ciddi sorunların
habercisidir. En önce tansiyon kontrol
edilmelidir.
Bunun
gibi kanamalı bir durumda baş öne
eğilip, parmakla burun sıkılmalı ve
hasta en yakın sağlık birimine ulaştırılmalıdır.
Tampon, pamuk ve benzeri tıkaçların
yanlış kullanımı kanamayı artıracağı
için, hasta ve yakınlarının bilinçsiz
girişimleri yarar yerine zarar verebilir.
Soluduğumuz
hava ile burun ve boğaza giren toz,
polen, tüy, duman vb. ile yemek ile
alınan alerjenler, bazı hassas bünyelerde
ödem,burun tıkanıklığı, hapşırmalar,
öksürük, ses kısıklığı ve nefes darlığı
gibi pek çok ve dramatik belirtiler
verir. Uzayan ve tedavi edilmeyen
olgularda, inatçı tıkanmalar, polip
tarzı oluşumlar ortaya çıkarak hastanın
yaşamını ıstıraba dönüştürür. Çok
hapşıran, sürekli burnu akan kişilerin
alerji araştırmaları yaptırıp tedaviye
başlamaları olası büyük sorunları
(astım, uyku apnesi, polipler, kronik
sinüsitler gibi) önler.
Diğer
iltihaplara göre en sessiz ve ağrısız
akıntılar kulakta görülür. Ağrılı
akut devreden sonra yıllarca sessiz
olarak akabilirler. Ama ağrı başlaması
çok ciddi sorunların başlama işareti
olur. Bu nedenle akıntıların tedavi
ile kurutulması, ilerleyen işitme
kayıplarını, iltihabın yol açtığı
beyin apsesi, menenjit gibi olasılıkları
önler.
Baş
ağrısı insana özgü bir sorundur ve
multidisipliner bir konudur. Baş ağrısı
olan birinin, KBB, Nöroloji ve göz
muayenelerini yaptırması olası ağrı
sebeplerini ortaya çıkarır. KBB olarak,
en sık olarak rastlanan baş ağrısı
sebepleri sinüzitlerdir. Burun tıkanıklığı
yapan olaylar kısa sürede sinizütleri
başlatır. Erken tedavi ile sonlandırılan
hastalık uzarsa operasyonlara kadar
uzanır.
KBB muayenesi, radyolojik incelemeler,
tıbbi veya cerrahi tedavi gerekliliğini
ayırt eder. Günümüzde endoskopik olarak
yapılan sinüs ameliyatları, hastanın
hastanede kalma, şişme, ağrı vb. sorunlarını
ortadan kaldırıp, kısa sürede günlük
yaşamına dönmeyi sağlar.
Odyometri
ile yapılan işitme incelemesinde öncelikle
her titreşim için işitme eşikleri
saptanır. İşitme kaybının değişik
türleri vardır; hekimler, Odyometrist
unvanı verilen kişiler tarafından
odyometri denen inceleme teknikleri
aracılığıyla işitme kaybının nedenlerini
saptayabilirler. Bu tetkiklerin sonuçları
KBB hekimleri için tanı ve tedavi
açısından son derece yardımcıdır.
İşitme
kayıpları genellikle değişik özellikler
gösterir. Hekim bu özelliklere göre
tedavileri saptayabilir. İşitme
kaybı tipleri özellikle olayın yerine
göre değişir. Bu yerler dışkulak,
ortakulak, içkulak, işitme siniri
ve merkezi sinir sisteminin işitme
yollarıdır. Tedavi edilebilen işitme
kaybı tiplerinin yanında tedavi
edilemeyen kayıplar vardır. Odyometre
cihazı aracılığıyla işitme işlevi
tam olarak araştırılabilir.
Amacı:
İşitme incelemesinde hasarın derecesi
ve işitme kaybının tipi ortaya konmalıdır.
Ayrıca kaybın kalıcı düzelebilir
yada ilerleyip ağırlaşan nitelikte
mi olduğu ve tıbbi, fizik, cerrehi
yada protez tedavilerinden hangisinin
en iyi sonucu vereceği saptanmalıdır.
İnsanda
çeşitli nedenlere bağlı olarak kısmi
yada tam (total) işitme kaybı olabilir.
Bu nedenler arasında en sık görülenler
şunlardır:
Geniz
etleri çok şişince bu belirtileri
verir. İhmal edilirse kulak nezlesi
ve işitme azlığı başlar. Ağrı olmaz.
Bu nedenle kısa aralıklarla ve özelliklede
üst solunum yolları enfeksiyonları
sırasında muayene edilip, kulak yakın
takibe alınmalıdır.
Uyurken
sık sık solunum duraksamaları varsa;
günlük aktivite, konsantrasyon bozukluğu,
şeker düzensizliği, hipertansiyon,
kalp ritim bozuklukları gibi ciddi
sorunlar başlatır. Burundan alt solunum
yollarına kadar olan aralıktaki, kemik
eğrilikleri, polipler, alejik sorunlar,
uzun küçük dil, damak sorunları iyice
araştırılıp, solunum yolunun açıklığı
sağlanmalıdır.
Kulak
çınlamaları, genellikle içkulak sorunlarının
habercisidir. Bir KBB uzmanı tarafından
incelenip, işitme testleri, tomografi,
MR yapılarak sebebi ortaya çıkarılmalı
ve bu yönde tedavi edilmelidir.