|
Bugün genel olarak kısaca prostat
ve hastalıklarından bahsettikten sonra
,esas olarak yanlış bildiğimiz bazı
bilgileri düzeltmek amacıyla bazı
sorulara yanıt vermek istiyorum.
Sadece erkeklerde bulunan prostat
, mesanenin (idrar kesesinin) hemen
altında yer alır.Doğum sırasında bezelye
büyüklüğünde iken 20 yaşında erişkin
boyutuna ulaşır.40 yaşından sonra
tekrar büyümeye başlar.Temel görevi
spermlerin taşınmasından sorumlu olan
sıvıları üretmektir. Prostatı ortası
delik bir mandalinaya benzetebiliriz.Bu
delik kısımdan idrar yolu geçer.
Prostat
bezinde 3 tip hastalık görülebilir.
-
Prostat iltihabı ( prostatit):25-45
yaş arasında sık görülür.Tanısı
kolay olmakla birlikte özellikle
bakteriyel olmayan formunda tedavisi
zor ve uzundur.
- İyi
huylu büyüme: 40 yaşından
sonra sık görülür.Prostatın büyümesi
sonucu içinden geçen idrar yolunu
daraltarak şikayetlere yol açar.İlaçlar
yada ameliyat ile tedavi edilebilir.
- Prostat
kanseri: 50 yaşından sonra
sık görülür.Erkeklerde en sık
görülen kanserdir.Prostat dokuların
anormal ve kontrolsüz büyümesi
ile oluşur.İyi huylu büyümenin
aksine prostat bezinin iç kısmından
değil dış kısmından gelişir.Bu
nedenle erken evrelerde belirti
vermeyebilir.Bu nedenle 40 yaşını
geçmiş tüm hastalar prostat kanserinin
olup olmadığını tahmin etmede
yardımcı olan 'PSA'( prostata
özgü antijen) olarak bilinen kan
tetkikini her yıl düzenli olarak
yaptırmalıdır.Amaç kanserin tanısını
erken koymaktır.
Prostat
şikayetleri;
idrar yapmaya başlamada zorluk, idrar
akımının hızında azalma, çatallanma
, sık idrar gitme , işedikten sonra
damla damla idrarın gelmesi ,ani işeme
hissi, idrar yaparken yanma , idrardan
kan gelmesi , testislerde ağrı , sırt
bölgesinde ağrı.
Bugüne kadar sık karşılaştığım
sorulara cevap vererek devam etmek
istiyorum;
1-Oturarak idrar
yapmak prostat büyümesini engeller
mi?
Cevap:
Hayır. Prostat büyümesi genetik olarak
kodlanmış bir durumdur.İşemenin oturarak
yada ayakta yapılması bu durumu değiştirmez.Tam
tersi olarak işeme eylemenin ayakta
yapılması daha uygundur.
2-Prostat kanserini
engelleyebilir miyim?
Cevap:
Hayır.Prostat kanseri de genetik olarak
kodlanmıştır.Bunun en güzel örneği
babasında prostat kanseri olan bir
kişinin kansere yakalanma ihtimali
normal insanlara göre 4-7 kat artmıştır.
3-Peki bazı
bitkisel ilaçların kanseri engellediği
doğru mu?
Cevap: Doğru değil. Bugün için
prostat kanserini engellediği ispat
edilmiş bir ilaç yada yiyecek yoktur.
Son zamanlarda özellikle internet
sitelerinde böyle ilaçların olduğu
haberi yaygınlaştı.Bu ilaçlar ile
ilgili kesin kanıtlar yoktur.
4-Prostat ameliyatı
sonrasında sertleşme sorunları olur
mu?
Cevap: Hem evet , hem hayır.Hayır
,eğer siz iyi huylu prostat büyümesi
nedeniyle ameliyatı oluyorsanız (
lazer prostat gibi) böyle bir risk
söz konusu değil.Evet ,eğer prostat
kanserinden ameliyat oluyorsanız ameliyat
sonrası sertleşme sorunu olabilir.
5-Prostatım
büyük ama şikayetim yok ameliyat olmam
gerekir mi?
Cevap: Hayır.Normal prostat
20-25 gr dır ve yaşla artar.Örneğin
100 gr bir prostatı olan bir hastanın
şikayeti yok ise ne ilaç kullanmasına
nede ameliyat olmasına gerek vardır.Kısacası
asıl olan hastanın şikayetinin olup
olmamasıdır.
6-Her yıl PSA
( prostata özgü antijen) baktırmasam,
beş yılda bir baktırsam olmaz mı?
Cevap: Olmaz.PSA değerinin
( 4 ng/ml altında olması gerekir)
sadece düşük olması yetmez.Yıllık
artışları da önemlidir.Bu nedenle
her yıl düzenli bakılmalıdır.
7-Her şey iyi
de parmakla makattan yapılan muayene
olmasa olmaz mı?
Cevap: Olmaz.Bir çok erkek
muayeneden utandığı yada sıkıldığı
için doktora gitmek istemez. Bugün
için psa ve parmakla rektal (anal)
muayene prostat kanserini saptamada
altın standart olarak bilinir. İkisinin
beraber olması gerekir.Unutmayalım
basit ve kısa bir muayene için korkar
yada gurur yapılırsa erken tanı şansımızı
kaybedebiliriz.Bunun doğuracağı sonuçlar
bence daha ağır.
8-Prostatım
büyüdüğü için kapalı prostat ameliyatı
olmam gerekiyor lazer mi ,tur-p (prostat
rezeksiyonu) mi olsam?
Cevap: Farketmez.Gerek lazer
gerek tur-p her ikisi de kapalı olarak
bilinen ameliyattır.Bugün sık uygulanan
lazer ameliyatı daha konforlu , kanama
riski daha az ve daha az hastanede
kalış süresi olduğu için sıkça tercih
edilmektedir.Bunun dışında hastanın
iyileşmesi anlamında aralarında fark
bulunmamaktadır.
249
77 00 'ı arayarak randevu alabilir
ve ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.
|